Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Haber Videosunu İzle 

03.10.2026 - 23:26Güncelleme: 03.10.2026 - 23:29
Adana'nın Kozan ilçesinde yaşayan 22 yaşındaki Latife Gül Kaplan, üniversiteden mezun olduktan sonra maaşlı bir iş yerine çocukluğundan beri içinde olduğu arıcılığı seçti. Babasından öğrendiği mesleği aldığı eğitimlerle geliştiren Kaplan, Tarım ve Orman Bakanlığının kırsal kalkınma desteğiyle başladığı 250 kovanlık işletmesini 1000 kovana çıkardı. Genç arıcı, "Bir insanın emri altında çalışmak pek bana göre değil" sözleriyle neden kendi işini tercih ettiğini anlattı.
- Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Bitki Koruma Bölümü mezunu Latife Gül Kaplan, Adana'nın Kozan ilçesinde ailesinden öğrendiği arıcılık mesleğini sürdürüyor.
- Tarım ve Orman Bakanlığının kırsal kalkınma desteğiyle 250 kovanla başlayan Kaplan, kovan sayısını 1000'e çıkardı.
- Kaplan, arılarını iklim ve bitki örtüsüne göre Adana, Muğla, Şanlıurfa, Kayseri ve İzmir gibi Türkiye'nin farklı bölgelerine taşıyor.
Üniversiteyi bitirdi, önüne farklı bir kariyer yolu çizmek yerine ailesinden öğrendiği mesleğe yöneldi. 22 yaşındaki Latife Gül Kaplan, bugün 1000 kovanla Türkiye'nin farklı noktalarında arıcılık yapıyor.
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Bitki Koruma Bölümü'nden mezun olan Kaplan, eğitiminin ardından Adana'nın Kozan ilçesindeki ailesinin yanına döndü. Çocukluğundan itibaren babasının yanında arıcılığın inceliklerini öğrenen genç kadın, masa başında çalışmak yerine kendi işini kurmaya karar verdi. Gerekli eğitimleri alan ve sertifikalarını tamamlayan Kaplan, Tarım ve Orman Bakanlığının kırsal kalkınma desteğinden yararlandı. İlk etapta 250 kovan ve ekipmanla başlayan genç girişimci, zaman içerisinde işletmesini büyüterek kovan sayısını 1000'e çıkardı.

Arıcılığın kendisine ailesinden kalan bir meslek olduğunu anlatan Kaplan, "Mesleğim aslında bize babadan gelen bir meslek. Babamız bizim ilk öğretmenimiz. Onun desteğiyle birlikte bu yolda ilerledik. Kendi üretimimiz olan her şeyi seviyorum. Kendi emeğimizle bir şeyin nasıl ortaya çıktığını bilerek ilerlemek istiyordum" dedi. Kaplan, arıcılığın dışarıdan göründüğünden çok daha fazla emek istediğini de vurguladı.
Kırsal kalkınma desteğinin işini büyütmesinde önemli rol oynadığını belirten Kaplan, "Kırsal kalkınma desteği kapsamında bir projeden hak kazandım. 250 kovanla başlamıştık, şu an bin kovana ulaştık. Mesleğim zor. Arkasında büyük bir emek ve fedakarlık var. Arıları gece yüklemek zorundayız. Yeri geliyor erkek gibi çalıştığım anlar oluyor, 7 gün 24 saat gece-gündüz çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Kaplan'ın işi yalnızca Adana'daki kovanlarla sınırlı değil. Arılar, mevsime, iklime ve bitki örtüsüne göre farklı bölgelere taşınıyor. Genç arıcı bu süreci, "Adana'dan Muğla'ya gidiyoruz, sabaha kadar uykusuz kaldığımız zamanlar oluyor. Zor demek tek başına yetmez. İnsan sevdiği meslekte bahar buluyor. Sevdiği mesleği yapınca zorluğu kalmıyor. İklim ve bitki örtüsü nereye uygunsa oraya gidiyoruz. Şanlıurfa, Kayseri, İzmir gibi birçok bölgeye gidiyoruz. 81 ilin 81'ini geziyoruz." sözleriyle anlattı.

Kendi işinin patronu olmayı tercih eden Kaplan, maaşlı çalışma konusunda ise oldukça net konuştu: "Bir insanın emri altında çalışmak pek bana göre değil. Çok serbest bir alanda büyüdüğümüz ve çalıştığımız için bu sektör bana daha iyi geldi. Arıcı çocuğuyduk, arıcılık yaparak daha iyi olacağını biliyordum. Bana herhangi bir kurumda çalışmak ister misin, seni oraya yerleştirelim deseler yine istemezdim. Kendi mesleğim derdim. Bir meslek yapıyorsan öncelikle beklentin para veya maddiyat değildir. Sevgidir, emektir, çabadır. Biz bunun cefasını da çekiyoruz, sefasını da sürüyoruz. Her şeyiyle bu mesleğe katlanıyoruz"
Rengarenk kovanlarını kendi tercihine göre boyayan Kaplan, arıların bakımını bir bebeğin bakımına benzetti. Genç arıcı, "Arı kolonisi, bebek demek. Bebeğe nasıl bakıyorsanız onunla öyle ilgilenmelisiniz ki verimini alabilesiniz" diyerek mesleğine gösterdiği özeni anlattı.
