EY YEREL YÖNETİMLER; ALLAH AŞKINIZA, KİMİ KANDIRIYORSUNUZ?
Bunun adı ‘KENTSEL DÖNÜŞÜM’ değil..
BİNASAL DÖNÜŞÜM!
Yalova merkezde onlarca-yüzlerce yıkılması gereken bina var ve 27 yıldır çözüm üretilemedi; YEREL YÖNETİMLER BİR VİZYON ORTAYA KOYAMADI.
Yan yana binalar; biri yıkılıp yenisi yapılırken diğerleri olduğu gibi duruyor ve bunun adına da ‘KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ’ denilerek insanların aklıyla alay ediliyor!
…………………………..
Yalova, asrın deprem felaketini yaşayalı tam 27 yıl geçti. 17 Ağustos 1999’dan 2026’ya; çeyrek asrı aşkın bir süre. Ve bu uzun süreç içerisinde, Yalova, ‘KENTSEL DÖNÜŞÜM’ sorununu çözüme kavuşturamadı, yüzlerce metruk binada nefes alıp veren binlerce- on binlerce insanını deprem güvenli, sağlam yapılara taşıyamadı.
Deprem olduğunda Yalova’nın Belediye Başkanı Yakup Koçal, Valisi Merhum Nihat Özgöl, milletvekilleri Hasan Suna ve Merhum Yaşar Okuyan’dı. İlerleyen yıllarda; Barbaros Binicioğlu, 2. Yakup Koçal dönemi, Vefa Salman, Mustafa Tutuk, Mehmet Gürel (devam ediyor) şehrin belediye başkanları olarak farklı meclis üyeleriyle birlikte Yalova’yı yönettiler. Bu uzun süreçte sırasıyla; Merhum Nihat Özgöl, Prof. Dr. Yusuf Erbay, Mehmet Ersoy, Dursun Ali Şahin, Osman Çapalı, Esengül Civelek, Selim Cebiroğlu, Tuğba Yılmaz, Muammer Erol, Dr. Hülya Kaya, Dr. Ahmet Hamdi Usta (devam ediyor) vali olarak görev üstlendiler. Yine son 27 yıl içerisinde; Hasan Suna, Merhum Yaşar Okuyan, Şükrü Önder, Muharrem İnce, Temel Coşkun, Fikri Demirel, Özcan Özel, Ahmet Büyükgümüş, Meliha Akyol, Tahsin Becan milletvekili olarak Yalova’yı TBMM’de temsil ettiler. Deprem döneminin Yalova milletvekili Merhum Okuyan, aynı zamanda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı idi. Bugün ise Yalova milletvekili Ahmet Büyükgümüş, AK Parti’de Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı. Bu 27 yılda, onlarca belediye meclisi ve il genel meclisi üyesi, onlarca siyasi parti başkan ve yöneticisi, odaların-STK’ların başkan ve yöneticileri Yalova’nın yerel yönetimlerinde pay sahibi oldu.
Bugün geriye dönüp baktığımızda; hiçbir seçilmiş ya da atanmışın kalkıp bir başkasını suçlamaya yüzü olmamalı diye düşünüyoruz, zira 27 yıllık bu büyük ihmalde her birinin payına düşen vicdani sorumluluk olduğuna inanıyoruz. Hatta, 27 yıldır seçtiklerinden bu anlamda hesap sormayan kamuoyunun da ciddi biçimde ihmal ve kusurunun bulunduğunu kabul etmek zorundayız.
Deprem sonrası yaşanan psikolojik ortamda kat sayısına takılıp kalan Yalova, 27 yıl önce alınan zemin+3 kat sınırlaması nedeniyle mevcut hasarlı, eski ve köhne binaları yıkıp yerine yenilerini inşa etme şansını kullanamadı. Sınırlı sayıda deprem konutu (TOKİ), yine sınırlı sayıda zemin+3 kat kuralına uygun yapılanma (boş arazilerdeki), şehir merkezinde gerekli olan yeni ve sağlıklı yapılanmayı 27 yıl geciktirdi. Özellikle son 10 yılda; Yalova ile aynı deprem riskini taşıyan illerde yıkılan binaların yerine; deprem yönetmeliğine uygun yüksek katlı yapılar inşa edilirken, Yalova, yerel yönetimlerinin basiretsizliği ve korkaklığı yüzünden tek bir adım atamadı. Şehri yönetenler, ‘Kat sayısını yükseltir ve bir büyük depremde yıkım görürsek hapse tıkılırız!’ korkusu ile 50-60 yıllık köhne ve büyük depremi görmüş yorgun binalara Yalova’yı teslim ettiler.
Bursa, Kocaeli ve İstanbul’un Anadolu yakasındaki belediyeler, yıkılan eski binaların yerine 2-3 ve daha fazla kat izni vererek deprem güvenli-modern binaların önünü açarken, Yalova, basit siyasi oyunlara alet edildi. Bugün bile, ‘Hükümet para versin, bina yapsın; bize ne gerek var!’ diyen yerel yönetimler, kendilerinin o koltuklarda niçin oturduklarının, hangi kararları alıp şehrin çehresini değiştirebileceklerinin, hangi yetkilere sahip olduklarının farkında bile değiller.
Yüzlerce üniversite öğrencisi gencimiz çürük binalarda daire kiralıyor. Bütçesi yeterli olmayan binlerce insanımız sağlıksız yapılarda çoluk-çocuk ikamet ediyor. Nüfusu en hızlı artan şehir olan Yalova, aldığı büyük göçün doğal bir sonucu olarak gelen aileleri bu köhne binalara yerleştiriyor ve tüm bu gerçekler ortadayken, şehri yönetenler makam koltuklarında oturup ahkam kesmeye devam ediyor.
Sorun; basit değil. Kentsel dönüşüm; 27 yıldır kangren halini almış şehrin en büyük, en öncelikli problemi. Zira, hiçbir yatırım, hiçbir gelişme insan hayatından, bu şehrin geleceği olan gençlerimizin-çocuklarımızın yaşam güvenliğinden daha önemli değil; olamaz. Başta kentsel dönüşüm olmak üzere; trafik ve ulaşım sorunlarının çözümünde, çevresel risklerin ortadan kaldırılmasında, özellikle şehrin doğu bölgesindeki tersane ve sanayi yatırımlarının doğru yapılanmasında, başta turizm olmak üzere, sektörel gelişimin sağlanmasında ve diğer tüm sorunların çözümünde bir BÜTÜNSELLİK şart. Yalova şehrinin anayasasını, gelecek planlamasını yazmak ve dahası ‘SÜRATLE UYGULAMAK’ zorundayız. Sayın Valimiz başta olmak üzere; şehrin tüm seçilmiş ve atanmışlarını bir kez daha sorumluluklarının gereğini yerine getirmeye, ‘GÖREVE’ davet ediyoruz.