‘GENÇLERİMİZİN ENERJİSİNE VE DUYARLILIĞINA ÇOK İHTİYACIMIZ VAR’
2000 yılında başladığı gönüllülük yolculuğunu 26 yıldır sürdüren Lale Dondurmacıoğulları, engelli bireyler ve ailelerinin yaşamına dokunan çalışmalarını anlattı.
..”Yıllar boyunca herhangi bir karşılık beklemeden yaptığınız çalışmaların takdir edilmesi elbette güzel bir duygu. Fakat benim için asıl önemli olan, bu vesileyle gönüllülüğün ve engelli bireylerin toplumdaki yerinin bir kez daha gündeme gelmesi.”
Haber \ Büşra GÜNDÜZ
İyiliğe 26 yılını adayan Yeni Yaşam Engelliler Derneği Başkanı Lale Dondurmacıoğulları, 2000 yılında başladığı gönüllülük yolculuğunu bugün de aynı kararlılıkla sürdürüyor. Yıllar boyunca engelli bireyler ve ailelerinin yanında olan, onların sosyal hayata katılımına destek veren ve toplumsal farkındalığın artırılması için çeşitli STK çalışmalarında görev alan Dondurmacıoğulları, İyilik Var Gönüllülük Platformu’nun tanıtım programında Yalova’yı temsil etti. İyilik Var Gönüllülük Platformu’nun tanıtım programında Yalova’yı temsil eden Dondurmacıoğulları, ödül gecesinde engellilik alanında ödül alan tek isim oldu. Yaptığı gönüllülük çalışmaları nedeniyle Bakan Mahinur Özdemir Göktaş ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan tarafından plaket takdim edilen Dondurmacıoğulları, 26 yıllık gönüllülük serüvenini, sivil toplum çalışmalarını ve engelli bireylerle kurduğu gönül bağını anlattı.
Soru: Sizi gönüllülük çalışmalarına yönlendiren süreç nasıl başladı?
Lale Dondurmacıoğulları: Gönüllülük benim için hayatımın önemli bir parçası oldu. 2000 yılında bu alanda çalışmaya başladım. Özellikle engelli bireylerin ve ailelerinin yaşadığı sorunları gördükçe, onların yanında olmanın ve hayatlarına küçük de olsa bir katkı sunmanın çok değerli olduğunu düşündüm. Zaman içerisinde bu çalışmalar benim için yalnızca bir faaliyet olmaktan çıktı, hayatımın bir parçası haline geldi.
Soru: 2000 yılından bugüne kadar geçen süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Lale Dondurmacıoğulları: Aradan geçen 26 yılda çok sayıda insanla tanıştım, farklı hayatlara dokundum ve çok şey öğrendim. Bazen bir ailenin ihtiyacını karşılamak, bazen bir engelli bireyin sosyal hayata katılmasına destek olmak, bazen de sadece onu dinlemek çok kıymetli. Yıllar içerisinde değişen ihtiyaçları da yakından gözlemledim. Ancak değişmeyen bir şey var; insanların anlaşılmaya, desteklenmeye ve kendilerini yalnız hissetmemeye ihtiyacı var.
Soru: STK çalışmalarınız kapsamında hangi alanlarda faaliyet gösterdiniz?
Lale Dondurmacıoğulları: Engelli bireyler ve ailelerinin ihtiyaçlarının karşılanmasına, sosyal hayata katılımlarının desteklenmesine ve toplumdaki farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmalarda yer aldım. Sivil toplumun en önemli taraflarından birinin, ihtiyaç sahibi insanlarla kurumlar ve toplum arasında bir köprü oluşturabilmek olduğunu düşünüyorum.
Soru: Engelli bireylerin ve ailelerinin en fazla hangi konularda desteğe ihtiyaç duyduğunu düşünüyorsunuz?
Lale Dondurmacıoğulları: İhtiyaçlar aileden aileye değişiyor. Ancak yalnızca maddi ihtiyaçlardan söz etmek doğru olmaz. Ailelerin dinlenilmeye, anlaşılmaya ve sosyal olarak desteklenmeye de ihtiyacı var. Engelli bireylerin eğitim, istihdam, sosyal yaşam ve topluma aktif katılım konusunda desteklenmesi gerekiyor. En önemlisi ise onları yalnızca engelleri üzerinden değil, birey olarak görmek.
Soru: Çalışmalarınız sırasında sizi en çok etkileyen şey ne oldu?
Lale Dondurmacıoğulları: İnsanların hayatına küçük bir dokunuşun bile ne kadar büyük bir karşılığı olabileceğini görmek beni her zaman etkiledi. Bir ailenin yüzündeki mutluluk, bir engelli bireyin kendisini toplumun bir parçası olarak hissetmesi, birlikte geçirilen güzel bir zaman… Bunlar benim için maddi karşılığı olmayan çok değerli kazanımlar.
Soru: Gönüllülüğün sizin hayatınıza kattığı en önemli şey nedir?
Lale Dondurmacıoğulları: Gönüllülük bana paylaşmanın, dayanışmanın ve insanlara karşı duyarlı olmanın önemini öğretti. İnsan bazen karşısındaki kişiye yardım ettiğini düşünürken aslında kendisi de çok şey öğreniyor. Ben de bu süreçte sabrı, empatiyi ve birlikte hareket etmenin gücünü öğrendim.
Soru: Sizce toplumda engelli bireylere yönelik farkındalığın artırılması için neler yapılmalı?
Lale Dondurmacıoğulları: Farkındalığın yalnızca belirli gün ve haftalarda değil, hayatın her alanında yaşatılması gerekiyor. Çocuklarımızdan başlayarak toplumun her kesiminde empati ve birlikte yaşam kültürünün güçlendirilmesi önemli. Engelli bireylerin eğitimde, iş hayatında, sosyal yaşamda ve karar alma süreçlerinde daha görünür olması da farkındalığın gelişmesine katkı sağlayacaktır.
Soru: STK'lara bu konuda ne gibi görevler düşüyor?
Lale Dondurmacıoğulları: STK'lar toplumun ihtiyaçlarını en yakından gören yapılardan biri. Bu nedenle sorunları görünür kılmak, çözüm önerileri geliştirmek ve ilgili kurumlarla iş birliği yapmak çok önemli. Ancak bunu yaparken engelli bireylerin ve ailelerinin görüşlerini merkeze almak gerekiyor. Onlar adına konuşmak kadar onları dinlemek de önemli.
Soru: Gönüllülük sizin için ne ifade ediyor?
Lale Dondurmacıoğulları: Gönüllülük karşılık beklemeden bir insanın hayatına dokunabilmek demek. Bazen zamanınızı, bazen bilginizi, bazen emeğinizi paylaşıyorsunuz. Bunun çok büyük bir maddi imkân gerektirdiğini düşünmüyorum. İstek ve samimiyet olduğu zaman herkes bulunduğu yerden bir iyiliğe katkı sunabilir.
Soru: İyilik Var Gönüllülük Platformu’nun tanıtım programında Yalova’yı temsilen yer aldınız. Bu sizin için ne ifade ediyor?
Lale Dondurmacıoğulları: Benim için çok anlamlı ve gurur verici bir an oldu. Yıllardır yaptığımız çalışmaların görünür olması ve gönüllülüğün öneminin böyle bir platform aracılığıyla anlatılması çok kıymetli. Bu plaketi yalnızca kendim için değil, yıllardır birlikte çalıştığımız insanlar, aileler ve gönüllüler adına aldığımı düşünüyorum.
Soru: Plaketi Bakan Mahinur Özdemir Göktaş ve Bilal Erdoğan’ın elinden aldığınızda neler hissettiniz?
Lale Dondurmacıoğulları: Çok heyecanlandım ve duygulandım. Yıllar boyunca herhangi bir karşılık beklemeden yaptığınız çalışmaların takdir edilmesi elbette güzel bir duygu. Fakat benim için asıl önemli olan, bu vesileyle gönüllülüğün ve engelli bireylerin toplumdaki yerinin bir kez daha gündeme gelmesi.
Soru: Bu ödülü bir kişisel başarıdan ziyade bir gönüllülük emeğinin karşılığı olarak görüyor musunuz?
Lale Dondurmacıoğulları: Kesinlikle. Gönüllülük tek kişinin yapabileceği bir şey değil. Birlikte çalıştığınız insanlar, aileler, gönüllüler ve destek veren kurumlar var. Bu nedenle plaketi de ortak bir emeğin sembolü olarak görüyorum.
Soru: Gençlere gönüllülük konusunda ne söylemek istersiniz?
Lale Dondurmacıoğulları: Gençlerimizin enerjisine ve duyarlılığına çok ihtiyacımız var. Gönüllülüğe başlamak için büyük projeler yapmayı beklememek gerekiyor. Bir insanı dinlemek, bir aileye destek olmak, bir etkinlikte görev almak bile gönüllülüğün bir parçası. Önemli olan “Ben ne yapabilirim?” diye sormak ve bir yerden başlamak.
Soru: Yıllardır bu çalışmaların içerisinde olan biri olarak, gönüllülüğe yeni başlayacak insanlara ne önerirsiniz?
Lale Dondurmacıoğulları: Öncelikle insanları dinlemelerini ve ihtiyaçlarını anlamaya çalışmalarını öneririm. Yardım etmek istediğimiz kişinin neye ihtiyacı olduğunu sormadan onun adına karar vermemeliyiz. Samimi olmak, sabırlı olmak ve sürekliliği korumak çok önemli. Gönüllülük bir günlük değil, uzun soluklu bir dayanışma kültürü.
Soru: 26 yıllık yolculuğunuzda “İyi ki bu işe başlamışım” dediğiniz anlar oldu mu?
Lale Dondurmacıoğulları: Çok fazla oldu. Özellikle yıllar önce tanıdığınız bir insanın bugün geldiği noktayı görmek, onun hayatındaki gelişmelere şahit olmak çok güzel. Birlikte geçirdiğiniz zamanın, verdiğiniz desteğin ve kurduğunuz gönül bağının yıllar sonra devam ettiğini görmek insana “İyi ki” dedirtiyor.
Soru: Engelli bireyler ve ailelerine yönelik çalışmalarınızın yanı sıra farklı bölgelerdeki çocuklara da yardım ulaştırdığınızı biliyoruz. Bu çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Lale Dondurmacıoğulları: Yıllardır hayırseverlerin desteğiyle Erzurum ve Güneydoğu Anadolu’daki köy okullarına ve çocuklara kırtasiye ve giyim yardımları ulaştırıyorum. Bu yardımları mümkün olduğunca bizzat giderek dağıtmaya önem veriyorum. Çünkü yardımı ulaştırdığınız çocuklarla göz göze gelmek, onların mutluluğuna şahit olmak benim için çok anlamlı. Hayırseverlerin desteği sayesinde bu çalışmalarımızı sürdürebildik.
Soru: Ödül gecesinde engellilik alanında ödül alan tek kişi olmanız sizin için ne ifade ediyor?
Lale Dondurmacıoğulları: Bu benim için çok büyük bir mutluluk ve aynı zamanda sorumluluk. Ancak ben bu ödülü tek başıma aldığımı düşünmüyorum. Yıllardır birlikte çalıştığım, bana destek olan insanların ve ekip arkadaşlarımın emeği var. Bu nedenle ödülü ekip adına aldım.
Soru: Özellikle teşekkür etmek istediğiniz kişi veya kurumlar var mı?
Lale Dondurmacıoğulları: Elbette. Yıllar önce beni hiç tanımamalarına rağmen aralarına kabul eden ve bugüne kadar her zaman desteklerini hissettiren Yeni Yaşam Engelliler Derneği yönetim kuruluna özellikle teşekkür etmek istiyorum. Onlarla birlikte çok güzel çalışmalar yaptık. Bu süreçte yanımda olan, emeği geçen ve destek veren herkese minnettarım. Bu ödülün onların da emeğinin bir karşılığı olduğunu düşünüyorum.
Soru: Bundan sonraki süreçte yapmak istediğiniz çalışmalar var mı?
Lale Dondurmacıoğulları: Gönüllülük adına yapılacak her zaman daha çok şey olduğuna inanıyorum. Özellikle gençlerin bu alana daha fazla dahil olmasını, engelli bireylerin sosyal yaşamın her alanında daha aktif olmasını ve ailelerin kendilerini daha güçlü hissetmelerini sağlayacak çalışmalara katkı sunmaya devam etmek istiyorum.
Soru: Son olarak Yalova’daki gönüllülere ve ailelere mesajınız nedir?
Lale Dondurmacıoğulları: Gönüllülük yapan herkese teşekkür ediyorum. Bazen görünmeyen, sessiz sedasız yapılan bir iyilik bile bir insanın hayatında çok büyük bir anlam taşıyabiliyor. Yalova’da iyiliği büyüten, zamanını ve emeğini paylaşan herkese teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki iyilik paylaştıkça çoğalıyor. Birlikte hareket ettiğimiz sürece daha fazla insana ulaşabiliriz.